İncil’in Korunması Tarihi Bir Olgu
İncil M.S. birinci asırda yazılmış bir eser. İncil’in tamamı ve bazı kısımları bugüne kadar müzel- erde korunmuştur. Bu elyazmalar arasında örneğin M.S. 125 civarında Mısır’da yazılmış P52 papirüs (papirüs bir nevi kağıt). Ya da M.S. üç yüz küsür yazılmış Vatikanus kodeksi (kodeks hayvanların derisine yazılmış bir metin – bkz: https://digi.vatlib.it/view/MSS_Vat.gr.1209). İlk yüzyıllardır da İncil birçok dile (Suryanice, Latince, Ermenice, Rusçaya, …) tercüme edildi. Bu tercümelerin de birçok elyazmaları mevcuttur. Ayrıca birçok Mesih imanlı yazarlar ilk yüzyıldan beri eserlerinde İncil’den alıntı yaptılar.
Modern çağda bütün bu metin tanıkları (el yazmalar, tercümler, alıntılar), birbiriyle kıyaslayarak bir araya getiren İncil edisyonu var.
Bu titiz, şeffaf ve müspet çalışmalarından şunu görüyoruz: İncil’in yüzyıllar üzerinde ve başlangıçtan beri farklı farklı ülkelerden gelen tanıklar arasında bir değişme yok. İncil eski çağın en fazla nüshası olan ve en iyi korunmuş kitaptır. Dikkat çekmek istiyoruz: Araştırmak isteyen elyazmalarının birçoğu internette görebilir ya da müzelere gidip orada inceleyebilir. Bu tarihi belgelere göre İncil’in değişmediği tarihi bir olgu. İncil’in değiştiğini öne süren bir kişi iddiasının hangi el yazmalarına dayandığını açıklamalıdır. Ayrıca da mevcut olan ve en eski zamanlara kadar geri giden bol bol metin tanıklarının niye bu kadar uyumlu olduğunu açıklamalıdır.
Rab Ona Garanti Veriyor
Kutsal Kitap’ta anlatılan Tanrı güvenilirdir. Özellikle sözlerine ve sözlerinin ortadan kaldırılmamasına büyük önem veriyor:
İncil’de şunu okuyoruz:
“Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır.” (Matta 24:35)
Bu ayette Kutsal Kitap’ın sözlerinin kalıcılığı doğa kanunların kalıcılığıyla kıyaslanıyor. Teknik aygıtlar doğa kanunlara dayalı tasarlanır. Doğa kanunlar değişiyorlarsa aygıtlar çalışmaz hale gelir. Yani birden bütün cep telefonlar bozulurdu, arabalar çalışmaz hale gelirdi, vücutlarımız hastalanırdı. Çok şükür Rab doğa kanunları koruyor. Çünkü o Yaratan ve Koruyandır.
Yerin ve göğün ortadan kaldırılmamasını sağlayan aynı Yaratan ve Koruyan daha önemli olan Kelamınıda her zaman korudu ve koruyor. Çünkü insan ona dayanarak ancak doğru bir şekilde yaşayabilir.
“İşte bu sözlerimi duyup uygulayan herkes, evini kaya üzerine kuran akıllı adama ben- zer. Yağmur yağar, seller basar, yeller eser, eve saldırır; ama ev yıkılmaz. Çünkü kaya üzerine kurulmuştur” (Matta 7:24-25)
Rab bundan dolayı kendi Kelamının kuşaktan kuşağa sonsuza dek koruyacağını belirtiyor:
Bana gelince, onlarla yapacağım antlaşma şudur: Üzerindeki Ruhum, ağzına koyduğum sözler Şimdiden sonsuza dek senin, çocuklarının, Torunlarının ağzından düşmeyecek. (Yeşaya 59:21)