Salı, Şubat 27, 2024

Lütuf ve Gerçek

Bir zamanlar uzak bir galakside, son derece ileri düzeyde medeniyete sahip bir halk yaşarmış. İstedikleri her şeye sahiplermiş: her sorunu çözen teknoloji ve hayat boyu keyifli, boş zaman. Ne var ki, bir süre sonra müthiş sıkılmaya başlamışlar. Yeni bir şeye, gezegenlerini canlandıracak heyecanlı bir şeye ihtiyaç duymuşlar.

Bu konuya değinmek için bir komite kurmuşlar. Yeni bir spor dalı bulalım demişler; ya da yeni bir eğlence parkı inşa edelim diye düşünmüşler. Sonunda, Beezy adında bir uzaylı en sevilen fikri ortaya atmış.

 “Bir tanrı yaratsak nasıl olur?’’ demiş.

Herkes bunun harika bir fikir olduğuna kanaat getirmiş. Biri, “Bu, halkımıza Pazar günleri yapacak bir şey verir’ demiş; bir diğeri, “Ayrıca harika bir sohbet konusu olur” diye eklemiş. Böylece bir tanrı yaratmaya çalışmışlar; ama çabalar sonuç vermemiş. Yeni ilahı yaratmada araştırma ve geliştirme sorumluluğu verilen Beezy, tüm komite üyelerini bir araya toplamış.

 “Bakın, bu işe yaramıyor” demiş. “Kendimizin icat ettiği bir tanrının ne anlamı var? Onun gerçek bir tanrı olmadığını bilecek kadar akıllıyız. Bunun yerine neden kendimize bir tanrı bulmuyoruz? Şu dünyalıların tapındığı Tanrı gibi mesela.”

Komite bu fikri onaylamış ve kısa süre sonra Beezy, Dünya gezegenine bir iş ziyareti yapmış. Görünmez kıyafetiyle onlarca kiliseyi ve dini kuruluşu gezmiş. Bolca not almış ve raporunu yazmak için uzun saatler harcamış.

Geri döndüğünde, komite onun bulgularını duymak için heyecanla toplanmış. Beezy, “Değerli uzaylı kardeşlerim’’ diyerek onları selamlamış. “Size bir değil, iki tanrı getirdim.” Büyük bir şaşkınlık odayı sarmış.

 “İlk tanrının adı, ya da belki tanrıça demeliyim, Lütuf. Bu tanrıça çok çekici. Sık sık sevgiden bahsediyor. ‘İyi geçinin, arkadaş olun, nazik davranın’ diyor. Ayrıca, İyi olamazsanız, yine de sizi affederim’ diyor.” Beezy kafası karışmış şekilde şöyle demiş: “Yalnız neyi affettiğinden emin değilim; çünkü karşı gelecek hiçbir kural yok gibi görünüyor.” Sonra Beezy sözlerine devam etmiş: “Lütuf takipçilerinin yaptıklarını özellikle beğendim; yoksulları besliyorlar ve hapishanedekileri ziyaret ediyorlar. Ama…” başını sallayarak, “bu Lütuf takipçileri çok kayıp görünüyorlar. Aynı kötü şeyleri tekrar tekrar yapıyorlar ve hayatlarının yönünü bilmiyorlar.”

Sonra Beezy derin bir nefes alarak şöyle devam etmiş: “Bir de diğer tanrı var. Bu tanrı kesinlikle bir erkek ve adı Gerçek. Bu tanrı, Lütuf ne kadar iyiyse o kadar acımasız. İnsanlara onları kötü hissettirecek bir sürü şey söylüyor; takipçileri de aynı şeyi yapıyor. Yine de, Gerçeğin iyi bir yanı var” diyerek komitenin içini rahatlatmış, “Yalan, aldatma, zina, kürtaj ve ayyaşlık gibi berbat düşmanlara karşı sürekli mücadele veriyor. Tüm düşmanlarım süpürüp götüren devasa bir sokak süpürgesi gibi. Tek sorun, sadece kötü şeyleri değil, kötü şeyler yapanları da süpürüp atması. Gerçek’in takipçilerinde, Lütuf un takipçilerinde görünen gülümseyişten eser yok. Gerçek’in takipçileri sadece kaş çatıp bağırıyorlar.”

Sonuç olarak komite Beezy’nin raporunu dinledikten sonra, yeni bir eğlence parkı fikrine hemen geri dönmüş; çünkü iki tanrıyı da sevmemişler. Ancak Beezy’nin son bir önerisi daha olmuş..

 “Elimizde su ve yağ gibi birbirini iten elementleri karıştırabilen harika bir teknoloji var. Neden Lütuf ile Gerçek‘i birbirine karıştırmıyoruz?”

Sizi, O’nu kişisel olarak tanımanız için yarattı.

Tanrı, kalbinizdeki özlemi gidermek, sizin yaşamınızın temeli olmak istiyor. Bunun hakkında daha fazla öğrenmek istermisin ?