Vitrin ve Ceyiz Sandigi

Aylar süren hazırlıklar, sandıklarda bekleyen çeyizlikler, vitrine hevesle dizilen o kusursuz ince belli bardaklar. Hayalimizdeki yuvayı kurarken sadece dört duvar değil, içimizdeki derin boşluğu sonsuza dek dolduracak o eksiksiz yoldaşı arıyoruz.
Fakat kusursuz bir uyum düşlerken, gerçekten bir insandan tüm yalnızlığımızı tek başına silip atmasını beklemek ne kadar adil? Eşyaların arasına yerleşip hayatın sıradan ritmi başladığında, kalbimizdeki o tanıdık sessizlikle er ya da geç yüzleşiyoruz. Bizi her anımızda eksiksiz sevsinler istiyoruz.

Çatlayan Bardaklar
Çatlayan Bardaklar


Zamanla o vitrindeki bardaklardan biri çatlıyor, masaya dökülen çay lekesi taze heyecanımızın üzerine gölge gibi düşüyor. Evlilik, iki kusurlu insanın aynı çatı altında kendi kırıklıklarını birbirine taşımasıdır. Karşımızdakinden tüm çocukluk yaralarımızı iyileştirmesini istediğimizde, ona taşıyamayacağı ağır bir yük yüklüyoruz.
İnsan kalbi sevmek ve sevilmek için o kadar büyük yaratılmış ki, bunu sadece bir insanın sevgisiyle doyurmaya çalışmak denizi bardağa sığdırmaya benziyor. Hayal kırıklıklarımız eşimizin yetersizliğinden ziyade, bizim o sarsılmaz aidiyete duyduğumuz yakıcı açlıktan kaynaklanıyor.
Bilgenin Arayişi

Eski zamanların bilge kralı Süleyman, bu hayatta iki kişinin bir kişiden daha iyi olduğunu söylerken derin bir ihtiyacımızı özetliyor. İnsanın dünyada yalnız kalmaması, omuz omuza yürüyecek birini bulması elbette çok değerli bir armağan. Hayatın yükü paylaştıkça hafifliyor.
Ancak Süleyman bile tüm ihtişamına rağmen, dünyevi bağların ruhumuzdaki o sonsuzluk özlemini tamamen gideremediğini derinden hissetmişti. Bizler de yuvamızda sarsılmaz bir güven ararken, aslında sadece bizi anlayan birini değil, bizi bizden daha iyi bilen o ilahi sevgiyi arıyoruz.

Sarsilmaz Sevgi


İşte İsa Mesih, ruhumuzun bu taşınmaz yükünü omuzlamak ve bizi o kusursuz sevgiyle buluşturmak için dünyamıza adım attı. Onun çarmıhtaki ölümü ve dirilişi, eksiklerimizi kendi canıyla tamamlayan sarsılmaz sevginin en somut halidir. O, inananları uğruna kendini feda edecek kadar derinden sevdi.
Ancak bu ilahi lütufla dolduğumuzda evliliğimizden imkansızı beklemeyi bırakırız. İsa Mesih bizi karşılıksız sevdiği için biz de eşimizin kusurlarına merhametle bakabilme özgürlüğünü buluruz. Bu eşsiz ve sonsuz sevginin sizin de yuvanızı nasıl dönüştürebileceğini keşfetmek ister misiniz?


